Cookie

yayınevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yayınevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ocak 2017 Çarşamba

Telif Haklarında DRM Kullanımı ve Önerilen EPUB LCP Hakkında

EPUB LCP (Lightweight Content Protection) tanımının 2012 yılında ortaya konulduğu (1) IDPF çalışmasından bazı önemli notları derleyerek hazırladığımız bu yazımızda, konuyla ilgili kendi çalışmalarımızından da bahsedeceğiz. Öncelikle EPUB format için neden "Hafif İçerik Koruması" (Lightweight) düşünülmesi konusunda kaynakta yazılanlara dikkat çekmek istiyoruz.


DRM nedir?

Dijital Haklar Yönetimi (DRM) 1990'ların sonlarında ticari e-kitap piyasasının başından beri bazı formatlarda kullanılmaktadır. DRM tanımı değişik kaynaklara göre biraz farklılık gösterse de; dağıtımdan önce e-kitap içeriğinin şifrelenmesi ve bu şifrelemenin çözülerek okuma yapılmasını sağlayan özel cihaz donanımı-yazılımı gerektiren teknoloji olarak tanımlanabilinir.


DRM sorunları nelerdir?

IDPF'e göre standart bir DRM olmayışı nedeniyle farklı e-kitap perakendecileri (dağıtıcıları) pazarda bir parçalanma yaşamaktadırlar. Büyük yayıncılar e-kitap dağıtım anlaşmalarında DRM kullanmaya devam edeceklerdir. Yalnız DRM kullanarak korsanlığın önüne geçilir konusunda sorular, kaygılar halen devam etmektedir. Çünkü DRM (ağır koruma) korsanlığı önleyememiş olduğu konusunda sorular vardır.

DRM kullanmanın e-kitap pazarı ve insanların dijital okuma deneyimi üzerinde çeşitli etkileri vardır. Fakat bu etkilerin ne kadar olduğunu ölçmek son derece zordur. Yalnız kesinlikle bilinen bir şey vardır: DRM sayesinde bugüne kadar sadece istenen cihaza sahip olanlar e-kitap okuma deneyimi yaşamışlardır.

DRM varlığı ile iş geliştirmek zordur. Çünkü pazar, dağıtım teknolojisi ve kullanıcının sahip olması gerekli özel cihazın var olması ile sınırlıdır. Yani özgür bir gelişim sürecine hiçbir zaman sahip değildir.

Ayrıca DRM maliyetli bir teknolojidir. Genellikle de bu maliyet içerik dağıtıcılarına ve okuyuculara aktarılır. Bu durumda e-kitap fiyatlarının artmasına neden olmaktadır. Dağıtıcılar ve okuyucular tarafından doğrudan faydası olmayan DRM için yüksek ücretlerin ödenmesi son derece isteksiz ve anlaşılır birşey değildir. Pahallı olmasının yanı sıra okuma deneyiminin gelişmesine engel olabilmekte; ücretli içerik iş modellerinde tüketiciler tarafından direncin oluşmasına neden olmaktadır.

Okuma deneyimi konusu, Türkiye'de yaptığımız araştırmalarımızda öne çıkan en birincil konudur. Okuyucular bilhassa javascript destekli interaktif etkileşime sahip EPUB3 format kitaplarla okuma yapmak istemektedir. Oysa ticari metinsel kitaplarda dahi ağır DRM kullanmaktan kaynaklı okuyucuya basit olarak bazı etkileşimler sunulamamaktadır. Bundan dolayı okuyucu gözünde baskılı kitap ile bir fark bulunmamaktadır.


DRM karşısına neden "Hafif İçerik Koruma" (EPUB LCP) düşüncesi koyuluyor?

IDPF'in belirtiği gibi EPUB formatın daha çapraz medya dostu ve erişilebilir olması gerekmektedir. Bazı ticari ve geçici belge dağıtımı gibi türler için PDF gibi şifrelenen hafif içerik korumasının kullanılması önem taşıyacaktır. Kaldı ki son yıllarda az da olsa gittikçe artan e-okuma oranları ağır DRM kullanımına karşı yayıncılar arasında farkındalık artmaktadır. DRM olmadan da daha iyi sonuçlar elde edilebileceği görüşü yayılmaktadır.

DRM karşında EPUB LCP (Lightweight Content Protection) hafif içerik korumasının kullanımını teşvik etmek amacıyla aşağıdaki noktalara IDPF tarafından dikkat çekilmektedir:

1) Standart bir e-kitap içerik korumasının (kaldı ki W3C ile birlikte yapılan evlilikteki temel konu budur) geliştirilmesi, kullanım kolaylığı ve dijital okuma deneyiminin genişlemesini teşvik edecektir.

2) Makul bir seviyede kullanım kısıtlaması sunan bir hafif DRM tanımlamak mümkündür.

3) Ağır DRM daha yaygın olarak kütüphane, perakende dağıtım yapmadan içerik okutan iş modelleri için yararlı olduğu kabul edilmektedir. Birinci maddedeki nedenlerden dolayı belirtilen bu modellerde de standart bir DRM kullanmak yararlı olacaktır.

4) PDF mutlak bir DRM olarak kabul edilmese de görüntüleme ve yazdırma gibi özelliklerin şifreleme ile kısıtlanması önemli bir özelliktir. Bu özelliğin EPUB formatta da olacak olması kurumsal döküman dağıtım senaryolarında PDF'den EPUB formata geçiş yapmayı kolaylaştıracaktır. Yetkisiz kullanımlara karşı EPUB formatın içeriği gösterilmeyecek, korunacak olması içerik yazarlarının yeteneğini de geliştirecektir.

Bu makaleden ilham alınarak TEYTAG tarafından üretilen şifreli EPUB3 format örneği yayıncılara ve konuyla ilgilenenlere güzel bir deneyim örneği oluşturacaktır kanısındayız. (2)


EPUB LCP (Lightweight Content Protection) nedir?

Kaynak belgede IDPF, EPUB LCP için GiantSteps firmasını önerdiği teknolojiyi üç ana başlıkta derlemektedir: Uygulama, kullanıcı deneyimi ve etki.

Uygulama: Ağır DRM kullanımına göre maliyeti oldukça düşüktür.

Kullanıcı deneyimi: EPUB içeriği ve kullanıcı arasında beklenen etkileşimi kısıtlamaz. İnternet bağlantısı olmadığında bile sorunsuz şekilde çalışır. Dağıtıcı faaliyetine son verse bile EPUB format içerik halen okunmaktadır.

Etki: Minimal seviyede müdahaleci olduğundan etkisi olumlu anlamda yüksektir. Kullanıcıya bildirimde bulunmaksızın aşırı raporlama yapabilen ağır DRM gibi bir özelliği olmamalıdır. Kullanıcı cihazının güvenliğini ve bütünlüğünü tehlikeye atmamalıdır.

Belirli bir seviyede koruma sağlayacak olan EPUB LCP, başta Amerika olmak üzere birçok ülkede yürürlüğe giren Anti-Sahtecilik Ticaret Anlaşması (ACTA) yani dolandırıcılık önleme yasasının avantajlarından yaralanmaktadır. EPUB LCB gereksinimleri gibi daha detaylı bilgi ve kullanım senaryoları için kaynak belgeyi okumanızı tavsiye ederiz.




Kaynak: 1) http://idpf.org/epub-content-protection
2) http://teytagblog.blogspot.com.tr/2013/08/kullanc-sifreli-epub3-format-gunluk.html

25 Eylül 2012 Salı

QR Kod ile Mobil Kampanya

Eğer bir mobil kampanya düşünüyor iseniz ve QR koddan yararlanmak istiyorsanız bu yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

Bu yazı, 2011-2012 eğitim-öğretim yılı boyunca, Harvard Koleji Kütüphanesi birimi olan Eda Kuhn Loeb Müzik Kütüphanesinde yürütülen bir pilot çalışmanın orijinal literatüründen alıntı yapılarak hazırlanmıştır. Literatürde QR kodun nasıl kullanılıyor olması gerektiğinin halk tarafından bilinmesi için öğretici çalışmalar yapılması gerektiğinin altı çizilmiştir. Bu pilot çalışma hakkındaki yazımızı okumak için tıklayınız.

QR Kodlu Kampanya Hazırlama Aşamaları



1. Kampanya İçin İçeriğin Belirlenmesi
QR kod ile yapılan kampanyalarda ilk adım "neden QR kod kullanmalıyız?" sorusuna net bir şekilde cevap verebilecek bir içeriğe sahip olmanızdır. QR kod (Quick Responce), mobil cihazlar için çabuk erişim sağlayan bir teknolojidir. Bu köprü sayesinde son kullanıcılar, URL adresi yazmadan, vakit kaybetmeden, çabuk ve pratik bir şekilde hedef mobil web sayfalarına fotoğraf çekerek bağlanır. Hızlı bir şekilde ürün ve hizmetinize dahil olur. Mobil sayfaya bağlandıktan sonra, hedeflediğiniz aktiviteye katılır. Hedef sayfanızda bir film var ise onu seyreder; ya da bir ürün satın alabilir veya ankete katılabilir.

QR kod sizin ürününüz/hizmetiniz ile son kullanıcı arasında bir köprü kurar. Eğer böyle bir köprü sizin ihtiyacınız ise bu ücretsiz teknoloji kullanmamanızda hiçbir neden yoktur!

QR kod ile yapılan mobil kampayalar, insanların merak etmek (teaser) duygusunu tetikler. Acaba bu karelerde ne var! Bu farklı iletişim aracı, hep meraklı yanımızı harekete geçirecektir.

Aşağıdaki örnek afişler Google arama sonuçlarından bulunmuştur. 




2. Kampanya Hedef Web Sayfalarının Mobil Cihazlar İçin Optimize Edilmesi
Unutmayın ki QR kod ile yapılan kampanyalar mobil cihazlar içindir. Bunun içindir ki kampanya hedef web sayfalarının mobil web için uygun standartta tasarlanması, optimize edilmesi gerekir. Birçok web sitesi mobil cihazlar için uygun standartlarda hazırlanmamış olabilir. Akıllı telefon ve tabletler ile desktop bilgisayar arasındaki temel fark pil enerjisi ile çalışmalarıdır. Ek olarak bazı telefonlar FlashPlayer destekli site içeriklerini çalıştırmaz. Bunlarla birlikte bir dizi önemli konu mobil web standartlarına uygunlukta sayfaların tasarlanmasına neden teşkil etmektedir.

Öncelikle bu konuda profesyonel ve deneyimi olan tasarımcılar ile hedef sayfalarınızı tasarlamanız çok önem taşımaktadır. Küçük ekranlı akıllı telefonlarda küçüçük yazıları okumak, ne yazdığı ilk bakışta belli olmayan başlıkları okumak oldukça güçtür. Ve en önemlisi bile bile son kullanıcıya bunları dayatmak oldukça yanlıştır.

İster QR kod kullanın, ister kullanmayın; eğer mobil cihazlardan erişim yapılacak bir web kampanyası hayal ediyorsanız öncelikle mevcut sayfalarınızın mobil web standartlarına uygun olup olmadığını anlamak zorundasınız. Yoksa kampanyanızda istediğiniz başarıyı beklemek hayal olacaktır. 

 Mobil ve desktop versiyonu olan bir site örneği



3. QR Kodlu Afişlerin Konulacağı Lokasyonun Belirlenmesi
Üzerinde QR kodun olduğu bir duyurunun nereye konulmalı ya da asılmalıdır? Bu önceden düşünülüp, belirlenmesi gereken önemli bir adımdır. Herşeyden önce çok iyi kablosuz (WI-FI) erişimi olan bir yer seçilmelidir. Ancak son kullanıcılar böyle bir konumda mobil cihazlarından internete erişim sağlayabilirler. Diğer bir deyişle 3G gibi bir gereklilik zorunlu olmadan insanlar erişime kolayca sahip olmalıdırlar.

Bu şartlar sağlandıktan sonra QR kodun olduğu duyuru veya afiş herkes tarafından rahatlıkla görülebilecek bir yere konulmalıdır. Acil durum çıkış kapısı önü, asansör kapıları, bekleme alanları gibi veya trafiğin yoğun olduğu yerlerde bu afiş asılmamalıdır. Çünkü tehlikeli ve acil durumlarda bu alanların kalabalık olmaması önemlidir.

Afişlerin ışık alan bir yerde olması önemlidir. Mobil cihazlardaki kameraların fotoğraf çekerken ışığa ihtiyaç duyacağını bilmek önemlidir.

Çok yüksek yerlere afişler asılmamalıdır. Yüksekteki afişin görülmesi, farkında olunması kullanıcıya zorluk doğuracaktır.

Tesco QR Code Pilot Çalışması İle İlgili Film





4. Mobil Web Sayfalarının Hazırlanması ve URL Adreslerinin Belirlenmesi  
Son kullanıcıların afişinizdeki ürüne ya da hizmete ulaşması için mobil web sitenizde hedef sayfaların tasarlanıp, hazırlanması sürecınden sonra artık elinizde URL link adresleri var demektir. Burada unutulmaması gereken bir ayrıntının kaçırılmaması önemlidir.

Diyelim ki afişinizi birbirinden ayrı 3 farklı lokasyonda kullandınız. Bunlardan bir tanesinin A, diğerinin B ve uçünsünün C lokasyonunda kullandıysanız; 3 farklı QR kod oluşturmanız sizlere analiz aşamasında fayda sağlayacaktır. Böylece A, B ve C lokasyonlarından ne kadar erişim sağlandığını rahatlıkla bilebileceksiniz. Bunun gibi diğer ayrıntıları düşünmeniz de fayda olacağını bilmelisiniz.

Hedef mobil web sayfanızın analizlerinin elde edilmesi için ücretsiz Google Analiz kodlarının web tasarımcınız tarafından hazırlanması ve HTML sayfalarda kullanılması gerektiği unutmamalısınız. Bu hizmet Google tarafından ücretsiz olarak verilmektedir.

QR kod ile bir sinema filminin tanıtımı



5. QR Kodun Oluşturması
QR kodunuzu oluşturmak ücretsizdir.  http://qrcode.kaywa.com/ adresinden hedef mobil web sayfalarınızın URL adreslerinin girerek QR kodlarınızı elde edebilirsiniz. Kare formatındaki QR kodları  masaüstüne sürükleyerek baskı amaçlı kulanabilir veya HTML kodunu alıp web sitenizde de kullanabilirisiniz. Fakat biz afişde ve halka açık yerlerde kullanacağımız için baskı için resim belgesini alıp kullanmalıyız.

QR kod oluştururken URl adersi, text, SMS, telefon bilgisi de girebilirsiniz. Aşağıdaki filmde QR kodun nasıl oluşturulacağını seyredebilirisiniz. 

Kaywa sitesinden QR kod oluşturmak



 6. Afişin Tasarımı
Afişler içerisinde QR kod tasarım kurallarını bozmayacak şekilde mümkün olduğu kadar büyük kullanılmalıdır. Beyaz zemin üzerine siyah renkte, net bir şekilde basılması sağlanmalıdır. Afiş en fazla bir mesaj ve QR koddan oluşacak kadar basit ve yalın olmalıdır.

QR kodun bir yanında URL adresinizi yazmanızda fayda olacaktır. QR kod okuyucu programı olmayan son kullanıcılar, bu adresi yazarak kampanyaya katılabileceklerdir.

Kitapçıda QR kod uygulaması



7. Test Aşaması ve Kampanyaya Başlamak
Herşey hazır olduktan sonra gerekli testleri yapıp; QR kodlarının ve Google Analiz kodlarının doğru çalışıp çalışmadığını test ediniz. Testlerde bir sorun gözünüze çarpmadıysa kampanyaya başlayabilir; afişlerinizi belirlenen lokasyonlara asabilirsiniz.

Bundan sonra analiz sonuçlarını izlemek ve değerlendirmek yaparak kampanyanızın gidişatı hakkında daha bilimsel bilgilere ulaşacaksınız. Profesyonel bir şekilde hazırladığınız kampanyanız size bir sonraki çalışmalarda yeni ufuklar açacaktır.






QR Kod Kullanımı İle İlgili Pilot Çalışma


Pilot Çalışma Hakkında

2011-2012 eğitim-öğretim yılı boyunca, Harvard Koleji Kütüphanesi birimi olan Eda Kuhn Loeb Müzik Kütüphanesinde bir pilot çalışma yürütülmüştür. QR ("Quick Response", Hızlı Cevap) kodlar hızlı pazarlama olarak kamusal alanlarda kullanılan iki boyutlu barkodlardır. QR, kamerası olan akıllı telefonlar ve tablet bilgisayarlarda QR kod okuyucu yazılımı ile bilgiye on-line mobil erişim sağlar.  URL, yazı, message bilgisi QR koda, yani bir barkoda dönüştürülebilir.

Harvard Koleji Kütüphanesi'ne bağlı Eda Kuhn Loeb Müzik Kütüphanesi'nde QR kodlarını anlamak ve kullanmak için bir pilot çalışma yapılmıştır. Çalışma kütüphaneci ve erişim hizmetleri görevinde bulunan Andrew M. Wilson tarafından yapılmıştır. Çalışmanın tanıtım filmi:



QR Kod Oluşturma ve Maliyeti

Pilot çalışma için belirlenen bütçenin yarısı (çok gülünç bir gider) QR kod ile oluşturulmuş afişlerin baskısına gitmiştir. Afişler in-house olarak basılmıştır. QR kod oluşturmak için İsviçreli bir marka olan Kaywa firmasının sitesinden (ücretsiz) yararlanılmıştır. Bununla birlikte web linklerinin analizi için Google Analiz kodları kullanılmıştır. Bu süreç içerisinde ise hiçbir teknolojik engel ile karşılaşılmamıştır.




Pilot çalışmanın kabul görmemesinin nedenleri


Bu pilot çalışmanın sonuçları ümit kırıcı gibi görünse de, QR kod hala kütüphanelerde değerli bir yere sahip olabilir(1). Çalışmada QR kodun kabul görmemesinin nedenleri:

1) Bilinilirlik: QR kod kamu alanlarında dahi kullanılıyor. 534 üniversite öğrencisi ile yapılan anketlerde akıllı telefon kullanımı yüksek çıkmasına rağmen (%81); QR kodun ne anlama geldiği, ne için kullanıldığını bilinmediği ortaya çıkmıştır. QR kod okuyan mobil aplikasyonların ücretsiz olmasına rağmen böyle bir sonucun çıkması şaşırtıcıdır.

2) Antipati: Ayrıca pazarlama amacıyla kullanılan QR kodların doğru web adresi linklerini vermemesi, kullanım amacı dışında kullanılması bu teknolojiye karşı bir antipati oluşturmuştur. İstenmeyen reklamlara yönlendirme yapmak QR koda karşı bir antipati oluşturmuştur. (Pidaparthy, 2011) Fakat bu birinci nedenden daha aşağılardadır.

3) Güvenlik: QR kodun ne içerdiğini okuyamıyoruz. Bu nedenle kötü amaçlı kullanımlarda bulunanlar olmaktadır. Kimlik bilgisi çalma, dolandırıcılık sitelerine QR ile anlık erişim sağlanmaktadır. (Shannon, 2011)

4) Teknoloji Kültürü: Bu tartışmalara neden kaygılar ne kadar meşru olsa da esas konu, insanların teknolojiye karşı yabancılık çekmesidir. Arka plandaki neden şudur: Teknolji kültürünün tam olarak yaşanır hale gelmemesi



Çalışmanın Sonuçları

Pilot çalışmanın sonuçlarını orijinal literatürden alıntı yaparak maddeler halinde sıraladık.

1) QR kod kütüphanelerde kullanılmaya değer mi? Evet... Maliyet ve fayda analizine bakıldığında anlamlıdır.

2) QR kodları baskılı reklamlarda, gazete haberlerinde, indirim kuponlarında olmak üzere kamuya yönelik tanıtımlarda kullanılmaktadır. Çünkü kullanımı kolay, maliyeti yok derecede azdır. Buna rağmen halk tarafından gözardı edilen bir teknolijidir. Halk tarafından kabul görmesi için nasıl kullanılacağı konusunda halka açık yerlerde, müzelerde bilgilendirmeler yapılmalıdır. Böylece fayda-yarar ilişkisi sağlanırsa halk tarafından kullanımı kabul görecektir.

3) Harvard içerisindeki bu pilot çalışma ile kütüphaneler içinde benzersiz bir dağıtım deneyi yaşanmıştır. Kullanımı ve düşük maliyeti dolayısıyla kütüphanelere önemli avantaj sağlar. Fiziksel bir kütüphaneyi sanal bir alana bağlayan önemli mükemmel bir yöntemdir.

4) QR kodları diğer bir yandan Harvard "Get It" web portalı içerisindeki sergi ve müze tanıtım kartlarından daha fazla bilgi edinilmesine yardımcı olmuştur.

Diğer kütüphanelerde de QR kodları ile yapılan çalışmalar boşa değildir. Belirli bir süre daha kullanıcı değerlendirmeleri yapılması için çaba sarf edilmelidir.




QR kodun okul ve kütüphanelerde kullanımı ile ilgili tanıtıcı dört video ekledik. 
Seyretmenizi tavsiye ederiz.






QR Kod Hakkındaki Düşüncelerimiz

Pilot çalışmadaki sonuçların nedeninde yatan "teknoloji kültürünü benimseme", QR kod konusunda olduğu gibi diğer teknolojik gelişmelerde de önemli bir engeli oluşturmaktadır. QR kod halkımız tarafından da bilinmiyor. Akıllı telefon kullananlar bile bu kolaylık ile tanışamamış. Hayatımıza geçememiş. Elbette zamana ihtiyaç var.

e-Kitap anketimiz ile ilgili A4 afişetler hazırladık. Ve burada QR kod kullandık. Bu afişleri 3 farklı lokasyonda kullandık. QR kod ile yönlendirilecek web sayfalarımızı (HTML) hazırldık. Şu ana kadar bunun üzerinden ankete bir giriş olmadı. Pilot çalışmada da erişim verileri çok çok düşük.

Peki ne yapılmalı? Veya ne yapmalıyız?

1) QR kodun yayılabilmesi için öncelikle akıllı telefonlar ve tabletlerdeki işletim sistemlerine iş düşüyor. Nasıl işletim sistemlerinde harita, mail, Twitter gibi uygulamalar gömülü olarak geliyor ve silinemiyor ise QR kod okuyucu aplikasyonuda bir an önce mobil işletim sistemlerinde yerini alması gerekiyor. Böylece kullanım daha da artacaktır.

2) Baskılı kitapların eğer e-kitap versiyonları var ise muhakkak arka kapaklarına QR erişim kodu basılmalıdır. Kitabın web sayfasına yönlendirilecek bu barkod sayesinde sosyal paylaşım artacak; ücretsiz, maliyeti yok denecek kadar az olan bir teknoliji ile yeni bir dijital-medya hayatımıza girecektir. Bilgi daha rahat ve daha hızlı erişim sağlayacaktır.

3) Kamuya açık hizmetlerde, broşür, poster vb. gibi görsel iletişim araçlarında daha sık kullanılmalıdır. QR kod hızlıdır. Akıllı telefonunuz ile sadece fotoğrafı çekerek size bilgiye erişim yapmanızı sağlar. Bir web sayfasına girmeniz için browser üzerinde URL yazmanıza gerek bırakmaz. Zamandan da tasarruf sağlar.

4) QR kod hızlı bir mobil bilgi erişimi sağladığından, yönlendirilecek URL adresindeki web sayfanızın mobil web standartlarına uygun olarak tasarlanması önemlidir. Eğer buna dikkat edilmiyorsa akıllı telefonların küçük ekranlarında okunması olanaklı olmayan bir sayfayı kullanıcı okumadan geçer. Bu da istenmeyen bir durum yaratır. Hedefe ulaşılmada bir engel doğurur.

DBOOKMARKS olarak QR kodun nasıl kullanıldığını anlatan bir yazı hazırladık. Bu yazı, pilot çalışmanın orijinal literatüründen alıntı yapılarak hazırlanmıştır. Literatürde QR kodun nasıl kullanılıyor olması gerektiğinin halk tarafından bilinmesi için öğretici çalışmalar yapılması gerektiğinin altı çizilmiştir. Yazıyı okumak için tıklayınız...


Referanslar:
1) http://www.infodocket.com/2012/09/22/article-qr-codes-in-the-library-are-they-worth-the-effort-analysis-of-a-qr-code-pilot-project/

23 Eylül 2012 Pazar

e-Kitap tanıtımında paylaşım: Atom kullanımı

Yazar için iyi bir kitap yazmak ne kadar sancılı bir süreç ise yayıncının da bu e-kitabı pazarlaması oldukça zordur. Hele ki web üzerinden -hayli kalabalık bir pazardan- e-kitap satışı yapmak, satış fırsatlarını en iyi pazarlama stratejileri ile kurgulamak daha da zordur.(1) Aslında zor demeyelim de; teknolojik bir ilgiye sahip olmak gerekiyor. Neden mi?

e-Kitap, tüm dünyada artık bilinen bir olgu. Bunun nedenlerinden biri de, bir web sitesi aracılığıyla (teknolojiyi iyi kullandığınız oranda) ulaşabileceğiniz müşteri sayınızın sizin elinizde olması. Ve tüm dünyaya satabilmeniz. Ayrıca bir düşünün: Kitap dükkanı açacaksınız. Dükkanın semti, büyüklüğü veya sokağın köşesinde mi gibi bir sürü zincirleme konu ile ilgilenmiyorsunuz. Sadece internette bir dükkanınız var!

Bir web sitesine sahip olmak yayıncılık veya satıcılar için yeterli değil elbette. Teknolojiye ilgi duymak ve enstrumanlarını iyi kullanmak çok önemlidir. Bir dijital kütüphane için de aynı şeyler geçerlidir. Satışın olabilmesi için tanıtımın, arşivlemenin ve en önemlisi "paylaşma" materyallerinin oluşturulması acil konulardan biridir. Sosyal medyanın dünyada bu kadar ilgi duyulması ve kitlesinin oluşmasının altında yatan bu "paylaşım duygusunun" varolmasıdır. Hayat paylaşınca güzel!.. Reklam sloganlarında bile paylaşım olgusu artık kullanılıyor.

Ülkemizde e-kitap satışı yapan web sitelerini ziyaret ettiğinizde, satılan ürünlerin tanıtımı ve okurlar tarafından RSS okuyuclarda kolay takip edilebilmesi için RSS (Atom) pek kullanılmamaktadır. Bu bir eksiklik. Çünkü RSS kaynaklı haber okuyucu siteleri veya aplikasyonları ilgi görmekte ve bu ilginin nedeni ise RSS kaynaklarının kullanımının yazılımcılara getirdiği kolay ve rahat, özgür kullanımıdır. Sosyal medyayı arka planda besleyen de XML tabanlı RSS kaynaklarıdır. Bu bilinç ile idefix, O"Reilly, Smashwords, iTunesStore, Amazon gibi markalar RSS kaynakları kullanmaktadır.

Reeder RSS okuyucu aplikasyonundaki örneklere bakalım:

idefix
O"Reilly
Smashwords
iTunesStore
Amazon


Paylaşımda RSS kullanımı avantajları

Her bir e-kitap için yeni bir web sayfası yapmak zahmetli ve masraflı olabilir. Oysa iyi ve bilinçli tasarlanmış bir XML RSS belgesi ile bu işi yapabilmek ve herkesle rahatlıkla paylaşabilmek büyük avantajlar sağlar. Okuyucular satış web sitesine her gün bakamayabilir; fakat RSS okuyucu kullanıyor ise sitenizden vereceğiniz RSS linki ile onların güncel bilgileri okumasını sağlayabilirsiniz. Ücretsiz RSS üyeliği, yurtdışındaki birçok markanın pazarlanmasında hayat kaynağıdır.

Dezavantajları

O'Reilly tarafından ortaya atılan bir sorunda(1), RSS içeriklerindeki e-kitap özetinin uzunluğunun dezavantajları üzerinde durulmaktadır. Arama motorlarında ve diğer RSS okuyucularda bir e-kitabın satılması veya ilgi çekmesi, okuyucuya verilen özet ile ilişkilendirilmektedir. Hatta bu özetlerin uzunluğu, e-kitabın okunmadan içerik hırsızlığına yol açabileceği tartışılmaktadır. Bu nedenle yukarıda ekran görüntüsü olan resimde de göreceğiniz gibi e-kitap özeti kullanmamaktadır.



Peki bu RSS içerikleri bir e-kitap için yeterli bilgiye sahip midir? Bu konuda RSS kaynağı aynı zamanda bir database (arşiv) görevi görmesi gerekmiyor mu?


TEYTAG tydFeed çalışması


TEYTAG bu sorulara cevap verebilmek için TEYİD projesi altında tydFeed adı altında geçen ay bir çalışmayı bitirdi.(2) Birçok ünlü markanın RSS verilerinin XML yapıları incelendi. Okuyucunun görmesi gereken bilgiler ve yayıncının kullanması gereken bilgiler olarak yeni bir XML Atom yapısı geliştirdi. Atom belge standartlarına uygun olarak geliştirilen XML yapı, e-kitabın kapak tasarımını yapan tasarımcıdan, editörlüğünü yapana kadar çok geniş bir "database" skalasını kullandı. DBOOKMARKS olarak bizde bu yapıyı kullanarak, kendi tasarımımızda aşağıda gördüğünüz atom belgesini ürettik. tydFeed calışması hakkında daha ayrıntılı teknik bilgi için teyid proje sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

iPad Google Reeder üzerinden DBOOKMARKS tydFeed ekran görüntüsü
Grafik tasarım olarak yukarıdaki örneklerden farklı ve daha açıklamalı bilgiye sahip... QR code kullanımı ile diğer mobil cihazlar içinde hızlı ve pratik paylaşım!


Reeder üzerinden DBOOKMARKS tydFeed ekran görüntüsü (alternatif tasarım)



Referanslar: 
1) http://thefutureofpublishing.com/2012/09/is-metadata-magic/
2) http://code.google.com/p/teyid/wiki/tydFEED

22 Ağustos 2012 Çarşamba

e-Kitap anketine katılın! e-Kitap kazanın!

22 Ağustos 2012 tarihinde başlayan e-kitap anketimiz, 30 Ocak 2015 tarihinde 1278 kişinin katılımıyla sonlandırılmıştır. 891 gün süren on-line anketimize görüş bildiren herkese teşekkür ederiz.


OPEN: E-Kitap anketi monitörü

17 Ağustos 2012 Cuma

Sahibinden satılık e-kitap okuyucu

Hatta ögretmenden... Evet öğretmenden satılık e-kitap okuyucu! Yaklaşık olarak bir ayda artan ikinci el e-kitap okuyucu satışları dikkatimizi çekmeye başlamıştı. Google Alert hizmetinden aldığımız konu hakkındaki uyarı e-postaları ve yurtdışındaki benzer haberlerin sıklığı, bize bu yazıyı yazmaya yöneltti. Öncelikle ana sorunu belirtmekte fayda var.

E-kitap okuma deneyiminin kalitesi
TEYİD ile birlikte çalıştığımız ortak çalışmalarda, gerekse yurtdışı haber kaynaklarında ve en önemlisi Türkiye'deki twitter kullanıcılarının yazdıklarından çıkardığımız ana sorun "e-kitap okuma deneyiminin kalitesi"dir. İkinci el e-kitap okuyucu satışlarının artması ve bunu tetikleyen nedenler, sorunu iyice kaşımaktadır. Matt Garrish "What is EPUB 3?" adlı kitabında bu konuya değinmekte ve bir an önce kitap severlerin ePub 3 format e-kitaplar ile tanışarak, gerçek e-kitap okuma deneyimi yaşamalarını gerektiğini yazmıştır. Konuyla ilgilenenlerin ve yayıncıların bu kitabı okumalarını öneriyoruz.

Türkiye'deki ikinci el satışları
Konuyu ulusal gözlemlerimizden giriş yaparak; 16 Ağustos 2012 Perşembe günü göz attığımız e-ticaret sitelerinin(1-4) sayfalarındaki verileri paylaşmak istiyoruz. Satılık 39 adet, ikinci el 66 adet e-kitap okuyucu ile karşılaştık. E-ticaretteki bu adetleri Türkiye nüfusuna göre hayal edip, kıyasladığınızda satış adetlerinin ne kadar da düşük olduğunu düşünüyoruz hemen...



Aşağıdaki grafikte dağılımını gördüğünüz e-kitap okuyucuların hemen hemen hepsi çapraz platformlara sahip. Yani Sony, Kobo, Kindle vs. gibi bilinen markalar kendi platformları üzerinden satış yapmakta; kendi cihazlarında özel DRM kullanmaktadır. Peki teknik özellikleri açısından iyi olan bu e-kitap okuyucular neden satılıyor? Acaba ePub 3 formatı tam olarak desteklemedikleri için mi? Yoksa ePub standartlarına uygunlukları olmadığı için mi?



Neden ikinci el satışları artıyor?
Türkiye'de yaşanan tablo bu. Kitap severler, e-kitap okuma deneyimi yaşamak isteyenler acaba hüsranla mı başbaşa kalıyorlar? Daha ilk denemelerinde kağıt kokusunu mu özlüyorlar? Gerçi bahane bulmak kolaydır. Gözlemlerimize dayanarak, ikinci el satışların altında yatan nedenleri "e-kitap okuma deneyiminin kalitesi" çevçevesinde sıralamak istiyoruz.

1) DRM'in getirdiği kısıtlamalar: Platforma uygun DRM'li kitapların satın alınması ve okunması konusunda ülke sınırlaması (root) getirilmesi ve Türkiye'den özgürce kitap alımı yapılamaması...

2) IDPF standartlarına uygunluk problemleri: ePub format içerisinden link ile web adrese açılma, mail gönderebilme gibi cihaz davranışları IDPF tarafından standart olarak görülmektedir. Oysa cihazların çoğu bu görevi yerine getirememektedir. Bu sorun, öncelikle DRM'den kaynaklanmaktadır. İkinci olarak da birçok cihazda browser desteğinin olmaması.

3) ePub 3 desteği olmayışı: Bu cihazların çoğu ePub 3 formatı tam anlamıyla desteklememektedir. Böylece kitap severler düz metinden başka birseyle karşılaşmamakta; baskılı bir kitap ile e-kitap arasında çok anlamlı fark görememektedirler.

4) PDF formatın geçerliliği: IDPF ePub formatın PDF'e göre daha üstün olabilmesi için ePub 3 formatı geliştirmiştir. Fakat dünyada olduğu gibi Türkiye'de PDF daha geçerli bir format olarak algılanmaktadır. (Kültür ve Turizm Bakanlığımızın e-Kitap sayfasında dahi PDF format e-Kitap olarak sunulmaktadır) Oysa düşük teknik performansa sahip e-kitap okuyucularda PDF belgenin render edilmesi -yani okunabilmesi- çok güçtür. Kaldı ki çok sayfalı PDF belgeler tabletlerde bile problem çıkarabilmektedir. Bundan dolayıdır ki okur bu problemi hissetmekte, laptop ya da tabletlere yönelme ihtiyacı duymaktadır.

"Bu nedenler, e-kitap okuma deneyiminin ülkemizde tam anlamıyla yaşanmadığı göstermekte ve ülkemizde olduğu gibi dünyada da insanların tabletlere olan ilgisini artırmaktadır" diyebiliriz.

Tabletlere ilgi artıyor. Bu bir tehlike midir?
Tabletlere kıyasla e-kitap okuyucuların performanslarının düşük olması, okur beklentilerini karşılayamaması tabletlerin satışını hızlandırmaktadır. Yapılan araştırmalar(6) göstermektedir ki; çok yakında tabletler e-kitap okuyucuları toza dumana boğacaktır. Tabletlerde görülen fiyat düşürme politikaları konuya daha da ivme kazandırmaktadır.(5) Peki tehlike bunun neresinde? Yapılan birçok araştırmalarda tabletlerde kitap okuma oranının düşük olduğu görülmektedir. Tabletler, daha kabiliyetli oldukları için okurların ilgisini dağıtarak; birden fazla şeyle (mail bakma, oyun oynama, sörf yapma) ilgilenmelerini sağlamaktadır. Bu durumda e-kitap okuma oranını düşürmektedir. Her geçen gün e-kitap okuyuculardan teknolojik olarak daha çok gelişmekte olan ve adeta laptoplar ile yarışır hale gelen tabletlerde durum böyle iken; e-kitap okuyucular sanki gelişimlerini tamamlamış gibi gözükmektedir.

Mayıs ayından bu yana e-kitap okuma ile ilgili veriler, rakamlar, oranlar yavaşlamaya girmiştir. Haber veya blogları daha dikkatli irdelerseniz bu sonucu sizlerde görebilirsiniz.

Neler yapabiliriz?
Tabletlerin daha cazip olduğunu biliyoruz. Kaldı ki bir sürü e-kitap okuma platformunun aplikasyonları tabletler için hazır ve çoğu ücretsiz... Korsanlık sayesinde okunacak birşeyler de bulunuyor. Ha EPUB ha PDF... Dünyadaki her ülke kendi pazarı ile ilgili bu konuya karşı yeni stratejiler geliştiriyor. Ülkemizdeki sorun baskılı kitap okuma alışkanlığından başladığı için durum daha farklı. Kitap alışkanlığı çok çok düşük olan ülke insanımıza "e-kitap okuma deneyimini" yaşatmaya çalışmalıyız. Bunun için;

Yayıncılığımız ePub 3 ile bir an önce tanışmalı. 
Farklı ürünler üretilerek, insanımızın kanısı ve okuma alışkanlığını kırma yönünde çalışmalar yapılmalıdır. Güzel ve anlamlı şeyleri hiçbirimiz geri çevirmeyiz.

TürkMalı bir e-kitap okuyucuya ihtiyacımız var.
İçerisinde Türkçe sözlük barındıran, her türlü interaktiviteye cevap verebilen, IDPF standartlarına uygun... Çareyi el oğlunda arar isek, yabancı markaların bize direttiği, yaşattığı özgürlüğü yaşarız. Her konuda olduğu gibi bu konuda da tam bağımsızlık önemli...

Halka açık bir platform kurulmalı: Ulusal Dijital Halk Kütüphanesi
İçeriklerin zenginleşmesi, insanımızın farklı konularda beslenmesi için üniversitelerin bir araya gelip ortak bir ulusal dijital platform oluşturmaları gerekiyor. Halka açık olacak bu platformda, ücretsiz e-kitap okuma ve paylaşım sağlanmalı, sektörün farkındalığı ve gelişimi hızlandırılmalı, insanımızı korsan okuma esaretinden kurtarıp; ePub format ile tanıştırıp, doğru ve güvenilir kaynaklar DRM'siz olarak sunulmalıdır. Bu platforma yazarlarımızın hiçbir hak talep etmeden eserlerini bağışlamaları çok anlamlı bir davranış olacaktır. Ayrıca, kendi yayınlarını ücretsiz yayınlamak isteyenlerin de başvuracakları ilk adres olacak olan Ulusal Dijital Halk Kütüphanesi, ulusal bir arama motoru görevi de görerek; dijital öğretimde ana havuz görevi görecektir.

e-Kitap sadece ticari bir araç olarak görülürse "-hala binde dört oranlarında olduğumuzu" söylemekten kendimizi alıkoyamayacağımızı bilmeliyiz.

Elbette bunlar kesin çözüm değil ama; sağlıklı bir başlangıç olarak tartışılabilir ve hızla uygulanabilinir.



Referanslar: 
1) http://www.sahibinden.com/kitap-dergi-film-e-kitap-okuyucu?a53290=473628
2) http://www.gittigidiyor.com/arama/?k=ekitap%20okuyucu
3) http://www.hepsiburada.com/liste/department.aspx?categoryId=15043649&sc=32&dt=3
4) http://www.sanalpazar.com/urunalin__fcrtr=ekitap-20okuyucu][1opr=O][12el=2__of__ot__s0
5) http://www.forbes.com/sites/jeremygreenfield/2012/08/14/the-new-tablet-reality-for-e-books-will-readers-read-less/
6) http://www.digitalbookworld.com/2012/kindle-fire-surpasses-ipad-among-e-book-readers-survey-says/

3 Mayıs 2012 Perşembe

Gözlem : Türkiye'deki e-Kitap Tanıtım Tweetleri


25 Mart 2012 tarihinden bu yana Twitter üzerinden yapılan baskılı ve dijital kitapların tanıtım tweetlerini incelemeye aldık. Sadece Türkiye'den yapılan tanıtımları gözlemliyoruz. idefix, kitapyurdu, ikitap vb. satış platformlarının tanıtım tweetlerini "yasal satış" olarak tanımlıyoruz. Bunun karşısında ise yasal satışı olmayan paylaşma linkleri veya forum, blog vb. siteleri ise "korsan" olarak nitelendirmekteyiz. Genel dağılım grafiğinde baskılı ve e-kitapların yüzdelerini görebilirsiniz. Kitapların konularına göre dağılımlarında ilk 10"a giren konular baz alınmaktadır. Günlük güncellemelerde konuların adetlere göre sıralama değiştirebileceği gibi yeni konularında eklenebileceğini bilmelisiniz.

Her ay sonu gözlem raporumuzu bir yere kaydedip; değişen sonuçları rahatlıkla takip edebilirsiniz.

Baskılı kitap ve e-kitap tanıtımları üzerinden yaptığımız gözlemleri aşağıdaki tablolardan her gün canlı olarak takip edebilirsiniz. Böylece kendinize göre stratejiler geliştirebilirsiniz. Gözlemlerimiz ile ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek için noondb@gmail.com adresimize e-posta gönderebilirsiniz.

Grafiklerin üzerine mausunuzu getirirseniz değerleri göreceksiniz.

Genel Dağılım


Baskılı Kitaplar


Yasal e-Kitaplar


Korsan e-Kitaplar

13 Mart 2012 Salı

Araştırma sonucu süpriz değil...


8 Mart 2012 tarihinde PRNewswire haberinde, Harris Interactive tarafından on-line yapılan ankete 2056 yetişkin katıldı. (1) Anketin sonuçları süpriz değil. Bunun yorumunu yapmadan önce araştırma ile sonuçlara bakmak gerekiyor.

Amerika'da yapılan bu araştırmada, geçen yaz  e-kitap okuyucu sahibi olanların oranı %15 iken; bu oran yedi ay sonra neredeyse ikiye katlanarak %28'lere gelmiştir. Ve e-kitap okuyucu kullananların yaşa göre dağılımında uçurum bir fark gözükmemektedir. (1) 18-35 yaş ve 36-47 yaş arasında kullanım %30 oranında. 67 yaş üstünde kullanım oranı ise %28.

E-kitap okuyucularının satışındaki artış elbette Amerika'daki yayıncılar için önemlidir. Çünkü ankete katılanların %21'i bir yil içerisinde 11 ile 20 arasında e-kitap okumaktadırlar. %29'u ise ortalama 20'den fazla e-kitap okumaktadırlar. (1) E-kitap okuyucuya sahip bu okuyucuların yaklaşık 4/3'ü bir yıl içerisinde ortalama 6'dan fazla e-kitap okumaktadırlar.


Süpriz olmayan sonuç

E-kitap satınalma oranlarına baktığımızda ilginç ve işte sürpriz sayılmayan oranla karşılaşıyoruz. %20 oranındaki okuyucu 11 ile 20 e-kitap satın alırken, %21 oranındaki okuyucu ise yıl icerisinde hiç kitap satın almadıklarını belirtmiştir. Süpriz olanda bu sonuçtur: %21 gibi bir oranının yıl içerisinde hiç e-kitap satın almamaları. İster istemez biraz düşündüğünüzde, insanların e-kitap okuyucuya para verirken, neden e-kitaba para vermediklerini sorguluyorsunuz.


Emek, fırtınanın ortasında korsanlarla savaşıyor 

Çok hızla gelişen bu sektörde yayıncılar, yatırımcılar, mobil platformlar acaba bizde pastanın neresinden yiyebiliriz derdine düştüler. Ve alelacele doğru ya da yanlış stratejiler ile birşeyler yapılmaya başlandı. Ekonomik nedenler ile herşeyin ucuzlaması gerekiyormuşcasına bir rüzgar estirildi. Büyük firmalar bu rüzgarda tüm dünya pazarını elde etmek için yelken açtılar. Cihazları ucuzlattılar.

Self-publishing ile e-kitabı çok satanlar bir anda parladı. Rüzgarda onlarda sörf yapmaya başladı. Yanlız bu rüzgar fırtınaya dönüşmeye başladı. Korsan linklerle e-kitap okuyucuların içerisine bedava e-kitap konması gerçek oldu. Korsanı varken e-kitap okuyucu değerinden daha fazlası e-kitaba verilir mi düşüncesi doğmaya başladı.

Emek ucuzlatıldı. Emek fırtınanın ortasında korsanlarla savaşmaya başladı. Şimdi e-mürekkep akıyor her yerden...


Aplikasyon çöplükleri doldu taştı

Tabletlerde de e-kitap okunmaya başlandı. iBooks aplikasyonu standartları en iyi kullananlar arasında birinciliği aldı. Aynı zamanda e-kitapları iTunes ile bu uygulama içerisine almak akıllıcaydı. İnsanlar Apple cihazlarıyla diğer e-kitap okuyucuları gibi fiziksel ePub format taşımaya ve paylaşmaya başladılar.

Koşar adım stratejilerle IOS sistemde -emaneten yapılma- uygulamalarda kullanıcılar/tüketiciler sorunlar yaşamaya başladı. iBooks gibi olamayan uygulamalar uygulama çöplüğünde yer alamaya başladılar. Kullanıcılar bu uygulama iBooks gibi değil, şu yok, bu da düşünülmemiş demeye ve sosyal ağlarda paylaşmaya başladılar. En acınası durum ise "Açık kaynak kodlu" bir yapıya sahip ePub formatın (kaldı ki çıkış noktası herkesin paylaşması için açik kaynak kodlu olmasıdır) hiçbir mülkiyet hakkı barındırmamasına rağmen(2) DRM kılıfı altında fiziksel olarak satılmadan okuyucuya parayla okutulması, kapitalizmin göbeğindeki ülkede bile tartışılmaya başlanmasıdır. İnsanlar bu uygulamalarda para verdikleri e-kitapları elinde var ise e-kitap okuyucuya aktaramadılar. Fakat e-kitap okuyucu aldıklarında cihazı kablo ile bilgisayarlarına bağlayıp; parasını vererek ya da arkadaşından aldıkları e-kitapları rahatlıkla okumaya başladılar.

Üretenlerin emeği ucuzlatıldı. 


Herşey çok kolay olacak

Sektörün gelişmesi için format çeviri programları çıkmaya başladı. Elinizde word dökümanı var ise bizim programı kullanın; hemen ePub formata çevirin ve okumaya başlayın dediler. Elinizde PDF mi var; sorun değil indirin programı hemen çevirin. Sanki evire çevire dövdüler. Emek kalitesiz bir şekilde dijital yayın altında pazarlandı. ePub yapmak çok kolaylaştı.

Ve bu tarz çözümleri bilenler hemen birbirleriyle paylaştılar. Dediler ki neden ePub format kitap satın alalım ki. Zaten yapıyoruz. Bak şu web sitesi var. İstediğin web adresini giriyorsun sana hemen o web sayfasının ePub formatını yapıyor. Herşey çok kolay değil mi?

ePub formatın değerini ucuzlattılar. Beş para etmez ettiler.


Sonuçta kimse aptal değil

Amerika'da dünyanın bir başka yerinde farklı açılarda araştırmalar yapılabilir. Fakat sonuçta kimse aptal değil. Dijital dünyayı iyi kullananlar bloglar ya da forumlardan kendi deneyimlerini herkesle paylaşabiliyor. Ve farkında olmadan insanlar o fikirlerde örgütlenebiliyorlar. Ekonomik nedenler, kandırmacalar veya başka şeylerden dolayı insanlar kendi dijital çözümlerini üretebilip; paylaşabiliyorlar. Sektör içerisinde başından beri hesaba katılmayan şey, insanların gidişata göre "reflesk stratejileri" geliştirebileceğini görememek oldu diyebiliriz.

"Reflesk staretejiler" şöyle gelişiyor: Bir tablet ya da e-kitap okuyucu almak isteyenler sosyal ağlarda birbirlerine danışmanlık yapabiliyorlar. Sevdikleriyle kitapları paylaşabiliyorlar. Yeri geliyor DRM'i hackleyip, korsan linkleri kurabiliyorlar. Ve araştırmaların sonuçlarına süpriz şekilde her an yön verebiliyor; rüzgarlar, fırtınalar estirebiliyorlar.


Sonuç

Araştırmalardaki yüzdeler önemli değil. İnsan davranışlarının temel ortak özelliği kendini koruma altına almakta. Herkes kendini, menfatini korumak adına birşeyler yapabilme adına hakkı vardır. Böyle düşündüğümüzde geliştirilen çarpık stratejilerle -yani insanları kandırmakla- birşeyleri elde edemeyeceğimiz bu araştırmada gün yüzüne çıkmıştır. Sonuç; tabletlerden daha ucuz bir fiyata sahip, kaliteli e-kitap okuyucuları kazanacaktır... İnsanın ürettiği makine kazanacaktır.

Üretim aşamasındaki insan emeği, deneyimi ile üretilen e-kitaplar sahiplerine birşey kazandırmayacak! Bilgiyi paylaşmaktan başka...


Referanslar:

8 Şubat 2012 Çarşamba

TEYTAG

TEYTAG, uluslararası elektronik yayıncılık ve ticaretinin geliştirilmesi için belirlenen e-kitap standartlarının, Türkiye’de disipliner bir yaklaşım ile doğru kullanılması, geliştirilmesi ve Uluslarası Dijital Yayıncılık Forumu’nun (IDPF) hedeflediği “kaliteli görsel tasarıma ve içeriğe sahip e-kitapların” ülkemizde üretilmesi için oluşturulmuş bir çalışma grubudur.


Kuruluş amacı ve faaliyet alanları hakkında bilgi almak için: http://teytagblog.blogspot.com/

24 Ocak 2012 Salı

iBooks Author üzerine... Kısaca .iba

Bu yazımızı okuduktan sonra "ePub-3 format olmasaydı bunlar olmayacaktı" diye düşünebilirsiniz...

İki gündür "reader" üzerinden okuduğum haberlerin çoğunda Apple firmasına veryansın edenler var. Apple iBooks Author (.iba) yeniliğine kapitalizm gereği diyen yorumlar var. Haklı olabilirler. Bu söylenmelerin eksenini oluşturan konuları altını çizerek yorumlamak istiyoruz.


"ePub formatı geliştirmede katkıda bulunma sözü veren Apple, IDPF üyeliğinden istifa etmelidir." diyenlere... 
Apple, ePub formatı standart dışı bir mühendislik ile geliştirdi. Sadece iBooks aplikasyonu üzerinde render edilebilen (okunanbilen) kitapları bundan sonra iBooks Author programıyla yapabileceğimizi tanıttı. Bu tanıtım sonrasında Apple firmasının IDPF üyeliğinden çıkması gerektiğini söyleyenler bence gelişmeleri yakında takip etmeyenler.

IDPF(International Digital Publishing Forum) çatısı altında çalışmalarını sürdüren ePub 2 Çalışma Grubu,
2010 yılında yayınladığı manifesuntoda bundan böyle ePub 3 Çalışma Grubu olarak faaliyetlerine
devam edeceklerini duyurdu.(1) 14 maddelik manifestosunu konuyla ilgilenen araştırmacıların okumasını
tavsiye ediyoruz. Yazının sonundaki öncelikli çözümler (Preliminary Solutions) başlığı altındaki üçüncü maddede "kendi genişletmenizi yaratın" ifadesi bulunmaktadır. Bu şu anlama geliyor: ePub-3 format üretken bir temele sahiptir. Bu temel üzerinde değişik yapılar kurabilirsiniz.

ePub-3 Çalışma Grubu dün bir deneysel ePub-3 format dergi yayınladı. Çokluyapı mantığı ile hazırlanmış bir dergi tasarımı. Yani kimi cihazda "fullpage" kimi okuma sisteminde ise "flow" olarak açılması düşünülmektedir. Bu tasarımın paketlenmesi tamamıyla ePub standart dışıdır. Ve standart dosya dizini dışında dosyalar ve içerikler bulunmaktadır. Bu tasarım Calibre ve Sigil programında açılmamaktadır. O zaman IDPF"de standartlara uymuyor diyebilirsiniz. Fakat unutulmamalıdır ki, standartlar, gelişimin kapısını kapamak için değildir. 


iBooks Author programı ile üretilen kitaplar ".epub" formata export edilemiyor.  
ePub-3 temeli üzerine inşa edilen iBooks Author, kendi özel uzantısı iba'yı epub formata çevirmemesine kızmamak gerek. Bunun haklı nedenleri vardır. Birincisi korsan görüntüleme ve kullanmanın önüne geçmek. Bu duruma söylenen yorumcuların gözden kaçırdığı bir konuda şu: Bazı yayıncılar yıllardır kendi formatlarında kitap satıyor ve bunların hepsi bütün cihazlarda okunamıyor.

Kaldı ki, gelişmiş okuma sistemine (Reading System) tablet veya e-kitap okuyucular ancak ePub-3 formatı render edebilmektedir. Şu an dünyanın en gelişmiş okuma sistemine sahip iseniz yeni ve geliştirilmiş formatlar yapmaya doğal bir hakkınız vardır.


Acaba ePub standardı dışına çıktığı için mi yoksa başka stratejiler var olduğu için mi söylentiler durmak bilmiyor.
Apple firmasının avukatlığını yapmıyoruz. Fakat yazılanlar üzerinde biraz daha odaklandığınız an bazı şeyleri görebiliyorsunuz. Apple iTunes-iBooks stratejisini degistirmeye calıştığını iBooks 1.5 versiyonunu yayınladığı gün anladık. Çünkü iBooks 1.5 versiyonu ile biz tasarımcılar için çok önemli iki özelliği saf dışı etti. Dikkati başka noktalara çekerek; gece okuma modu, full mode, yeni fontlarını tanıttı. Herkes süper dedi. Fakat biz bu önemli değişimin büyük bir hazırlığın ilk hamlesi olarak habercisi olarak görmeye başladık. Ve iBooks Author geldi.

Şimdi... iBookstore üzerindeki kitap sayısı rakipleri gibi geniş değil. Bu 2011 yılındaki araştırmalarda da verildi. Bunu bilen Apple, 0.99 - 4.99 aralığındaki kitap satışlarından anlamlı bir kazanç elde edemeyeceğini anladı. Zaten şu anda ekonomik kaygılardan dolayı,  fiyatı uygun kitapların daha çok tercih edilip, satıldığı bir pazar var. Diğer yandan alıcısı sayı olarak belli olan bir tüketici grubu var. Öğrenciler... Şimdilik her bir okul kitabını 14.99 dolar gibi bir rakamdan satacağını duyurduğunu göre Apple firmasının cirosu yakın zamanda Amerika'da epey bir rakkamı bulacaktır. Bir haftadaki okul kitabı satışlarından iyi sonuçlar elde ettiği Twitter üzerinden duyurulmakta...

Tabiki okul kitabı satışları ile birlikte okullar icin akıllı televizyon projesini yakın zaman içerisinde duyaracak olan Apple; AirPlay ile okullar içerisinde yeni ve iyi bir sinerji yaratacaktır. Yani iBooks Author projesi ePub standartları aşmanın dışında ele alınıp, incelenmesi gerekebilir. 

Neden iBooks 2 versiyonu?
Apple neden iBooks 2 versiyonu üzerinden okul kitaplarının okunması sağlamak istedi?

TextBook tasarımları "IOS Native App" olarak önemli firmalar tarafından Amerika'da yapılmaktaydı(ve halen yapılmakta). Fakat bu tablet uygulamaları her biri kendi çözümlerini getirdiği için okul kitaplarının yapımında ortak bir standart ya da uyum sağlanamadı. Sadece yapıldıklarıyla kaldı diyebiliriz. Apple bu durumu biliyordu. Okul kitaplarının diline ortak bir standart getirmeye çalışmaya başladı. Ve bu standart uygulamayı da iBooks Author olarak dünyaya açıkladı. iBooks 2 aplikasyonunu kullanmasının sebebi ise ePub-3 formattaki render performansı ve direkt store bağlantısı.

Kaldi ki Apple, aynen ePub-3 Çalışma Grubunun dedigi gibi kendi "plugin"ini geliştirdi. Yapılan kitapları başka formata çevirmiyor. Zaten paketleme dizinide buna müsade etmiyor.


Sonuç
iBooks Author tanıtımını herkes hayranlıkla izledi veya haberlerini okudu. Biz de yakından takip ediyoruz. Asıl insanları bu tarz söylentilere yönelten, belki de beyinlerindeki düşünceleri duvara çarptıran şey, örnek okul kitabının içerisindeki tasarım zenginliği oldu. Çünkü Apple, yayıncılık sektörüne ePub-3 mimarisinin ne yapabileceğini gösterdi. Çıtayı yukarı taşıdı. Görsel tasarımın ne kadar önemli olduğunu gösterdi.

Bu sabah bir haber okuduk. Aynen şöyle diyor:
"iBooks Author'da yapılan örnek kitabı inceledim. Bende program var. Fakat 3D görüntüleri nasıl yapacağım? Böyle güzel fotoğrafları kim çekecek? Videoları nasıl böyle güzel çekeceğim? GarageBand üzerinde montaj için profesyonel seslendirilmiş ses kaydına ihtiyacım var. Bunu bana kim yapacak?"

ePub-3 format araştırma ve tasarımı yapan bir firma olarak Apple firmasına teşekkür ediyoruz. Çünkü bir kez daha tasarımın ne kadar önemli olduğunu ve herkesin yapamayacağını gösterdi. Esas sorun Apple firmasının standart dışı format yaratması değil. Sorun bu kadar güzel tasarlanmış kitapları yapacak olan kurumların tasarım gücü ve uygulama kabiliyeti... Kaliteli içerigin çok iyi tasarım ile yorumlanması... Apple, iBooks Author programını "tasarım gücü" üzerine kurdu. Bu gücü kullanamadığınız zaman hem bu yazılım hem de çalıştığınız bir başka yazılım size hizmet edemeyecektir...



Kısacası ePub format kitap yapmak, çok kolay bir iş değildir...


Referanslar:
1) http://idpf.org/epub/30/wg-charter

16 Ocak 2012 Pazartesi

Google Alerts: Türkiye'de ePub ve okuma platformları

Google Alerts hizmetinden faydalanarak "ePub" ve "E-Kitap Okuma Programları" kelimeleri içeren haberleri derlemeye başladık. 18 Aralık 2011 tarihinden itibaren sadece Türkiye'de çikan haber, yorum ve blog yazılarındaki bilgileri, mobil cihazlarda ve desktop bilgisayarda ePub kitap okuma-temin etmek katogorilerinde topluyoruz. Bize konu hakkında her gün gelen uyarıların analizlerini aşağıdaki tabloda güncel olarak bulabilirsiniz. Prototip bir kamuoyu araştırması niteliğinde olan bu çalışmamızı, elektronik yayıncılık sektörü ile ilgilenenlere yardımcı olacağını düşünüyoruz.

Türkiye'de ePub ve okuma platformları

1 Ocak 2012 Pazar

Google Alerts: iBooks ve Kitap Okuyucular

Google Alerts hizmeti sayesinde 2011 Eylül ayından bu yana iki ayrı inceleme yapmaktayız. Hem dünyada hem de Türkiye'den Google sayfalarında çıkan haberlerden istediğimiz konular Google Alerts sayesinde her gün bize ulaştırılmaktadır. Bu haberleri birkaç başlık altında tasnif ettik. Ve her gün güncellenen sayfamızda analizleri görebilirsiniz. Yorumlarınızı bekliyoruz...



iBooks kullanımı hakkında


iBooks hakkında aldığımız uyarılarda en çok dikkatimizi çeken konu, jailbreak edilmiş iPhone üzerindeki iBooks uygulamasının doğru çalışmaması ve bu konu hakkında yardım istenmesidir.


E-kitap okuyucular hakkında




Bilhassa Türkiye'de yakın zamanda adı duyulmaya başlanan cihazlar hakkında aldığımız uyarıları, olumlu ve olumsuz görüşler olarak iki başlık altında topladık. Her gün güncelenen verilere bloğumuzdan ulaşabilirisiniz.
Creative Commons Lisansı
N. Erhan Üzümcü isimli yazarın DBOOKMARKS başlıklı eseri bu Creative Commons Atıf-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
http://dbookmarksblog.blogspot.com.tr bağlantısındaki esere dayalı olarak.